-
Plays: 0[Flash 9 is required to listen to audio.]
Iron Maiden - Can I Play With Madness
Seventh Son of Seventh Son 1988 -
Hadi ama hayati kararları her zaman alabilirsiniz, ama barlar bir kaç saat içinde kapanacak
Bernard Black -

Hit the road
-
You say that you love rain, but you open your umbrella when it rains.
You say that you love the sun, but you find a shadow spot when the sun shines.
You say that you love the wind, but you close your windows when wind blows.
This is why I am afraid, you say that you love me too.William Shakespeare (via valehtelu)Posted on May 24, 2012 via Release the Kraken! with 2 notes
Source: valehtelu
-
Işığa doğru
Ve yürüdüm, sanki aylar geçmiş gibi yola çıkışımın üstünden. Amaçsızca, hedefsizce yürüdüm. Sanki belirir gibi bir ışık ufukta, o kadar uzak ve o kadar zor ki ulaşmak şimdi ona. Soğuk bir yanda, yorgunluk diğer tarafta… Gerçi bitecek hepsi ışığa varır varmaz, huzura kavuşacağım, en azından bir süreliğine…
-
Çıkıp gez tabi de, abartma yapacak işlerin var… Serseri olma! Oku, izle, dinle, öğren… Alabildiğin her şeyi al önce, kaliteli serseri ol, öbüründen çok var.
sahaf
ve güzel kelamları istemeden de olsa bana saklayan herkese teşekkürlerimle -
Elvis Costello - She
‘Notting Hill’ ost -
Mr. Coffeeman?
-
Biraz eski ama yine de;
Not: Sebepsiz photoshop ile uğraşmaya başladım yine yeniden, devamı gelecek -
Ticket to moon?
-
Plays: 2[Flash 9 is required to listen to audio.]
INXS - Need You Tonight
Kick 1987
-
Uzun karman çorman bir yol
”Uzunca bir yol bıraktım arkamda, gözlerim kapalı yürüdüğüm. Ama geç de olsa fark ettim ki ne yönüm doğru ne de hedefim, gözlerimi araladığımda. Geceyle beraber biraz dinlenmek için duruyorum nihayet, bir ormanın içindeyim ve nerede olduğum hakkında en ufak bir fikrim yok. Gittiğim yönün yanlış olması dışında bir şey bilmiyorum. Bu gece ay gökyüzünde değil, ağaçların da etkisiyle zifiri karanlık. Şimdiye kadar karanlığı sevdiğimi sanırdım, bu kadarını sevmiyormuşum… Neyse etrafı görsem bile nereye gideceğimi bilmiyorum, pek de fark etmez o yüzden, yürümeye devam; biraz sola doğru belki eski yönüm yerine, gerisin geri dönmek pek akıl karı değil ne de olsa, boşuna yürümüş olamayayım bunca yolu. Ağaçlara tutunarak, bir kaç adımda bir tökezleyerek ve yine bir kaç anda -zaman kavramımda şaşmış durumda artık, sadece gece ve gündüzü fark edebiliyorum- bir de dallar tarafından çizilerek devam ediyorum yola.
Yanlış yön mü acaba gerçekten problem, yoksa yol hiç bir yere varmadı da ben yürümeye devam mı ettim emin değilim. Sarı tuğlaları görmemiştim ne de olsa, sadece bu yolun devamı sararacakmış gibiydi ama belli ki bir yerlerde bir hata yapmışım. Sorun değil, ilk kez hata yapmıyorum ne de olsa. Aynısını tekrarlamamakla yetineceğim o yüzden. Yine de yürümek güzel.
Çantamda pek bir şey kalmamış; belki bir gecelik daha yiyecek, mataram tamamen boş. Ben de yorulmuşum sanki bir parça, biraz durmak ve düşünmek vakti geldi belki de. En azından güneş doğup günü aydınlatana kadar, düşünceyle beraber dizlerim boşalıyor ve yerde buluyorum kendimi… -
Av
“Bu gece gökyüzü biraz bulutlu, neyse ki dolunay yolumuzu görmemizi sağlıyor. Biraz ileride yakılmış ateşleri görüyorum küçük bir kasabada, onlarca ateş, uzaktan kasaba yanıyormuş gibi görünüyor ama yaklaştıkça, dev kamp ateşleri olduğunu anlıyorum bunların, kasabanın her yanında. Sanki gündüzmüş gibi aydınlık ortalık, kasabaya giriyoruz…
-
Plays: 0[Flash 9 is required to listen to audio.]
Korpiklaani - Let’s Drink
Tervaskanto 2007
ps: iyice mtv gibi hissetmeye başladım lan, bir şeyler yazana kadar başka şarkı paylaşmıyorum…
-
Plays: 0[Flash 9 is required to listen to audio.]
Neun Welten - Valg
Vergessene Pfade 2006


